ÇERKES FIKRALARI
Çeçen-Rus Savasi
Rus birligi dağda bir mağarayi kusatmis. Mağaradan bir ses gelmis.
-Bir Cecen 10 Rusun hakkindan gelir diye.
Komutan 10 asker yolllamis. Çatisma sesleri duyulmus ve
-Bir Cecen 30 Rusun hakkindan gelir diye bir ses daha.
Rus komutan sinirlenmis 30 asker daha yollamis.Yine çatisma sesleri, sonra
-Bir Cecen 50 Rusun hakkindan gelir diye bir ses daha gelmis. Komutan iyice sinirlenmis ve 50 asker daha yollamis. Çatisma seslerinden sonra komutan bir bakmis askerin biri kan revan icinde surunerek geliyor,olmek uzere iken komutana;
-Sakın gitmeyin komutanim bu bir pusu,magarada bir degil iki Cecen varmıs.
YASİN
Bir gün okula yeni gelen din kültürü öğretmeni tanışmak için öğrencileri kaldırır. öğretmen öğrencinin birine :
senin adın ne bakalım
fatih hocam
ne güzel ismin var oku bakalım fatiha suresini der.
daha sonra sıra ile isa yı, yunus'u vs. tüm öğrencileri kaldırır ve ilgili sureleri okutturuz.
arka sıralarda kızaran, terleyen çekinen saklanan birini görür ve onu ayağa kaldırır.
olum senin adın ne bakalım
Küçük Kabardey heyecenlı bir şekilde; benim adım yasin hocam ama arkadaşlar bana kısaca kevser derler.
NAMAZ
Kaberdeyle Çeçen aralarında konuşuyorlarmış. Kaberdey
- biz artık günde sabah, öğlen ve akşam olmak üzere "3 vakit" namaz kılıyoruz. Siz de namaz kılın artık demiş. Çeçen karşı çıkmış.
- olmaz öyle şey günde "3 vakit" çok değil mi, hergün yerine getiremeyiz demiş. Fakat huzursuz da oldular. çeçenler aralarında konuşmuşlar bir grup gitsin bunun aslını öğrensinler biz de onlara uyalım demişler. Grup gitti, aradan uzun zaman geçti fakat, gruptan dönen olmuyor. Neyse bir gün köyün uzağın da bir kalabalık göründü, tamam demişler bizim gidenler geliyor. Uzaklardan bağırmışlar
- üç vakit indimi...indimi... diye,
ordan da biri bağırmış
-nah indi...2 de bindi.
KARA ÖKÜZ
Abhaza bir dede ölüm döşeğinde yatmakdayken son nefesine sayılı zaman kalmışken çocukları odasına girer. Sorarlar baba en helal malın nedir , söyle bize onu satıp borçlarını ödeyelim. Abhaza dede çocuklarına masumca bakar ve konuşur.
Kara öküzü satın. Onu çalarken çok eziyet çekmiştim. Gece vakti tarlada kaybolmuştu. Tarla kara, öküz kara ara Allah ara. En helal malım odur.
KÖPEK
Bir zamanların korkulu rüyası KGB bir Hatkoey bir Abzex birde Kabardey'i esir alır. Ajanlar üçünede birer tane köpek verir. "bu köpekleri eğiteceksiniz koklayarak herşeyi bulacak ne dersen anlayacak v.s v.s"
Bizimkileri atmışlar birer genişçe odaya
6 ay süresince yetecek yiyecek içecek v.s eksik edilmemiş
"6 ay sonra geleceğiz köpekler istediğimiz gibi yetiştirilmemiş olursa öleceksiniz" diyip kapıları kitleyip çekip gitmişler.
Gel zaman git zaman derken 6 ay dolmuş
KGB ajanları bizimkilerin kaldığı koğuşların kapılarını birbir açmaya başlamışlar önce Hatkoe'in kapısı açılmış
Tüm yemekler bitmiş vaziyette Hatkoey uyumakta köpek gelen ajanlara saldırmış köpek vurulmuş uyandırılan Hatkoeyde idam edilmek üzere götürülmüş.
Abzex'in kapısı açılmış köpek son derece sıkı eğitilmiş
bir durumda terlik denince terlik getiriyor otur kalk, v.s
derken gerekli tüm komutları öğrettiği görülüyor. Abzex serbest bırakılmış.
Sıra Kabardey'e gelmiş ajanlar kapıyı açmışlar
bizim Kabardey alem yapıyor elinde bir şişe oynuyor
köpek nerde dedikleri an köşeden sıska kurumuş vaziyette ayaklarını sürüyerek çıkıyor köpek, bizim Kabardey'in yanına yaklaşıyor Ve.
-Muhamed ka'a şakho deuk gıpiki gızetıt
(Muhammet ne olur şurdan biraz ekmek kopartıp versene )
DISSSSS
Uzunyayla çerkezlerinden biri, bir gün şehre gelir. Çarşıya gitmek için otobüse biner. Artık gideceği yere geldiğini anlayınca ayağa kalkar ve kapıya yönelir. Otobüs durur, kapı tısss diye ses çıkararak açılır. Adam, otobüsten inmez, gider yerine oturur. Tekrar kapıya yöneldiğinde yine aynı sesi duyar, tekrar yerine oturur. Son durağa kadar gider, otobüste başka yolcu kalmamıştır. Şoför adama sorar: -Amca, gideceğin yeri mi şaşırdın? Adam: -Yok evladım, yolumu şaşırmadım. -Peki, niçin inmedin? -Eee oğlum, kaçtır kalkıyorum ineyim diye, kapı bana otur diyor. Ben de gidip yerime oturuyorum. Meğerse Çerkezcede Dısss “otur” demekmiş.
Adetin Zamanı Değil
Yaşlı çerkesin birinin bir çiftliği varmış.bu çiftliğinde bir tavuğu yumurtlamaz olmuş. çerkes günlerce beklemiş,bakmış olacak gibi değil tavuğa demiş ki:" ulan" demiş."bu gün de yumurtlamazsan seni keserim welehi".tavuğu çaktırmadan arkasından takip etmiş, tavuk kümese girince tavuğu göremez olmuş.yavaşça kafasını uzatıp bakmış.tavuk orda oturuyormuş. yaşlı çerkesi görünce ürküp geri kalkmış tavuk.çerkes: " otur otur şimdi adetin zamanı değil"demiş.
Dantel tigi
Çeçenin biri televizyonunu tamire götürmüs. Sormuslar nesi var diye. Oda bilmiyorum, bir aksam televizyon izlerken dantel tigi ile kulagimi karistiriyordum. Karistirirken karistirirken kulagim birden feci sekilde agrimaya basladi ve televizyonun seside ayni anda gitti demis.
Abazanın Biri
abazanın biri terziye gitmiş yahu kuzum hafta sonu düğün var bana kıyak bir takım elbise dik parasını hafta sonu veririm demiş. terzide dikmiş elbiseyi. hafta sonu gelmiş terzi abazanın kapısına dikilmiş. parayı ver demiş. abazada vallaha kuzum demiş tarlayı su bastı ekinler mahvoldu bi dahaki ay gel demiş buğday parasında veririm. bir ay iki ay bir sene olmuş terzi abazadan parasını alamamış. elbisenin parasını senden öbür dünyada alırım demiş terzi. abazada yahu kuzum o kadar uzun vade yapacağını bilseydim iki takım elbise diktirirdim demiş...........
Çeçen İle Abaza
Çeçenle abaza aynı siperde savasıyorlarmış. cecen vücudunun yarısını dısarıya cıkarıp sarjörü bitinceye kadar mermısını düsmana sıkyormus abaza ise sadece silahını siperden cıkarıp rastgele mermı sıkıyormus. çeçen bu ise kayıtsız kalmamak için abazaya kızmış mermımız az attıgın yeri görerek sık mermıyı demıs abaza ise gayet kendınden emın bı sekılde şeytan görsün yüzlerini demiş..:)
Dama Çık Dama
Uzunyayla-y.kızılçevlik köyünde geçen bir olay. Bu köy kayseri-malatya yolu kenarındadır.köyde yaşayan ve uykusu ağır bir gence arkadaşları oyun oynamak isterler.harman zamanı bu genç karyolasını dama çıkartmış ve yatmış.arkadaşları uykusu ağır olan bu kişiyi uyandırmadan karyolasıyla beraber ana yola taşımışlar ve orda öylece bırakmışlar.bir müddet sonra yoldan bir tır gelmiş yoldakini görünce kornasına basmış.genç önce aldırmamış tır kornasını uzun uzun çalınca yatağından dogrulmuş ve haykırmış:gel allahın cezası ,dama çık dama!
ALLAH AŞKINA OTURUN
Ömründe hiç camiye giderek, cemaatle birlikte namaz kılmayan bir Çerkes büyüğü 'Cemaatle acaba nasıl kılınıyor' diyerek caminin yolunu tutmuş.Çerkes büyüğü tam camiden içeri girerken, cemaatte namazı kılmak için ayağa kalkınca Çerkes büyüğü patlatmış bombayı; Allah aşkına rahatsız olmayın BU NE BİÇİM İDAM Hatgoyun birini idam edeceklermiş... hatgoyu idam yerinegetirmişler ipi hatgoyun boynuna takmışlar ayağındaki idam sehbasını çekmişler ip hatgoyun boynunu sıkmaya başlamış...hatgoyda:''Bu ne biçim idam boğuluyorum yaww''demiş
ÇOCUK
Bir abazanın 50 yaşın üzerinde evlenmemiş bekar oğlu varmış, komşuları bir gün ziyarete gitmişler. Hep birlikte otururlarken biri adamın annesine oğluna yakışacak iyi bir kız olduğunu ve artık bu oğlanı evlendirseniz demiş. Bunun üzerine kadın ; (tabi abaza şivesiyle) Yahuu allahınız aşkına ÇOCUĞUN AKLINA DAHA ÖYLE ŞEYLER SOKMAYIN !!! demiş :))
ATI NEREYE BAĞLAYAYIM?
Bir gün birisi bir Abhaz evine misafir olmuş. Bir-iki-üç gün derken baya kalmış. Nihayet sonunda gitmeye karar vermiş. Atını getirmişler hazırlıyorlar tam o sırada ev sahibi gelmiş.Bakmış misafir gidecek gibi nezaketen "kal" demiş.Misafir, "aman yok olmaz, yok artık gitmem lazım" gibi şeyler söyleyince, ev sahibi misafirin iyice gitmeye niyetli olduğunu anlamış.Ev sahibi olayı biraz daha abartıp, "yok gitme, olur mu kal" diye ısrar etmiş.Misafir ''peki o zaman'' demiş. Dönüp ev sahibine "atın ipini nereye bağlayayım demiş."Ev sahibi umutsuzca "dilime bağla" demiş.
Atesin varmi sigos
Ruslar uzaya adam gönderecekler fakat kendilerini riske atmak istemiyorlar. zorla bir abaza bir kabardey bir de hatıkoy bindirirler uzay aracına. Abazaya son isteğini sorarlar ;yakıt tankının yanına bir de içki tankı ister Hatıkoy'a sorarlar;güzel bir çerkez kızı ister Kabardeye sorarlar: yetecek kadar sigara ister 15 yıl sonra gemi iner .ilk önce abaza çıkar ayakta zor durmaktadır hala sarhoştur.arkasından hatıkoy arkasında bir kadın ve 3 çocuk.en son kabardey iner,üzgündür.etraftakilere sorar; -ateşi olan var mı sigoş
Kabardeyler Tren Garında
Üç kabardey tren garına giderler.Bilet alınır.Ancak trenin saatine henüz vakit vardır.Üç kabardeyde garın yanında bulunan kahveye giderek treni beklemeye başlar.Çaylar, kahveler gelir, gider.Sohbet muhabbet derken trenin sesi duyulur. Kabardeyler hemen fırlarlar ama treni kaçırırlar.Tekrar bilet alınır ancak tren saatine yine vakit vardır.Tekrar kahveye giderler.Yine aynı muhabbet derken tren sesi duyulur.Hemen fırlarlar ama treni yine kaçırırlar.Bilet tekrar alınır. Trenin kalkmasına yine bi vakit var.Tekrar 'kahveye gidelim ancak bu sefer UYANIK olalım' derler.Kahvede yine sohbet muhabbet derken trenin sesi duyulur ve kabardeylerden ikisi atik bir şekilde koşarak trene yetişir ancak biri yine garda kalır ve başlar kahkahalarla gülmeye.Durumu gören gar görevlisi merak eder ve kabardeyin yanına giderek 'ya hemşerim, üç seferdir bilet alıyorsun ve treni kaçırıyorsun.Birde kahkaha atarak gülüyorsun.Senin derdin nedir'diye sorar. Kabardeydecevap verir.'az önce trene binen iki arkadaşım varya, onlar buraya beni yolcu etmek için gelmişlerdi'
KAZMA KÜREK AVŞAR
Pınarbaşı’da Cuma günleri köylüler kazaya gelirler. Hem Cuma namazını kılarlar hem de evin alışverişini yaparlar. Nalburiyeci Çerkez, müşterilerini şahsen tanıyor, ama isimlerini bilmiyormuş. Veresiye defterine şöyle yazıyor: Kazma kürek: Avşar
GENE İYİ SÜRDÜ
Pınarbaşı ilçesinde yaşayan Çerkezlerin imam nikahı yaptırınca imama bol bahşiş verme gibi bir adetleri varmış. Bir gün imamın biri nikah kıymış, bahşişini beklemiş ama vere vere imama bir havlu vermişler. İmam, boynunu bükmüş, ne desin garibim. Lakin aradan bir hafta geçmeden nikahını kıydığı gençler ayrılınca, köylüler imama takılmışlar: -Nasıl imamlık böyle, kıydığın nikah bir hafta sürmedi. İmam da şöyle cevaplamış: -Verdikleri bir havlu, bir havluya bu nikah gene uzun sürdü.
AT ÇALARKEN ŞEHİT OLMUŞ
Bir mecliste herkes soyundan sopundan bahsederken Avşar Ahmet dayanamamış: -Bana bakın emmiler! Benim dedem Çanakkale’de öldü, onun gardaşı Arıburnu’nda ölmüş. Dedemin babası Cihan Harbinde Hicaz’da ölmüş. Bunlar uzaktakiler. Yakından haber ver derseniz, abiyim de Kurt Kulağı’nda Çerkez’den at çalarken şehit olmuş
Vites Kolu
Vaktiyle, Çerkes köylerimizden birinde yaşlı bir Kabardey ilçedeki işlerini halledebilmek için ilçe arabasının gelmesini beklemektedir.Oldukça da acelecidir. Bir zaman sonra araba gelir. Kabardey, şoföre bin bir laf söyledikten sonra yerine oturur. Yol boyunca sürekli şoföre daha hızlı gitmesi, bir an önce ilçeye yetişebilmesi için söylenir durur.Bir zaman sonra şoför arabayı kenara çeker ve motoru açar. Kabardey’de sinirle yanına gider. - Ne oldu evladım? - Sorma amca, der şoför. Vites kolunda bir problem var. - Vites kolu nedir? - Hani sağ tarafımda duran bir kol var ya, deyince Kabardey cevabı yapıştırır. - Wollihi ben onu bozacağını biliyordum. Yola çıktık çıkalı onunla oynuyorsun.
Abhaz
Abhaz beyi ölmüş, öbür dünyaya gitmiş. Görevli melekler Abhaz'yı,sırasını beklemek üzere, hesap kitaba çekileceği yere bırakmışlar.Aradan yarım saat geçmiş, bir grup zebani ellerinde koca gürzler, Abhaz beyine pata küte vurup gitmişler. Bir yarım saat sonra yine bir grup zebani, yine pata küte girişmişler. Bu ani saldırılar karşısında Abhaz afallamış.Nasıl afallamasın ki? Dünyada izzet ikram gören, saygı gören bir insan olarak bunları düşünürken, üçüncü bir zebani grubu daha gelmiş, tam vuracaklarken Abhaz: - Bir dakika durunuz lütfen! demiş. Eğer siz böyle yaparsanız bilmiş olun ki bir daha buraya hiçbir Abhaz gelmez
Tembel
Çerkes, tarlanın bir yerinde, elinde çapa, üzerinde takım elbise, oturmuş bir sandalyeye, çapa yapmaktadır güya!Oradan geçmekte olan bir Mıjık, görür bu durumu! Hayretler içinde sorar? - Ya Çerkes, sen ne yapıyorsun öyle? Hiç oturarak çapa yapılır mı? Çerkes çok kızar bu eleştiri karşısında Mıjık'a - Vollihi, denemedim mi sanıyorsun! Yatarak hiç kazılmıyor ki!
Berber
Berber dükkanına çerkezin biri girmiş.. çerkezi gören berber başlamış B:geçen gün bir çerkez müşterim geldi şöyle babayiğit cengaver... demez mi beni susuz traş et diye vallahi adamı susuz sakal traş ettim gıkı çıkmadı.. Bunu duyan bizim ki dururmu oturur oturmaz Ç: Bende çerkezim berber efendi beni de susuz traş et.. B: Hay hay Traş başlamış yüz kan revan içinde bizim ki baktı olmuyor traşın daha yarısı Demez mi benim yarım türktür diğer tarafı sabunla...
Mümkünse Elbay
Kabardeylerden biri askere gider.bölük komutanı herkese görevlerini verir.kabardey en sondadır ve sıra ona gelir. Komutan sorar: -seni ne yapıyım şimdi? Kabardey cevaplar (kabardey şivesiyle) -mümkünse elbay mümkün değilse yerbay!!
Nerden Bildin ?
Hatıgoy Hemşerilerimizden biri Adiğeye Akordion almaya gitmiş..Girmiş bir dükkana.. ve satıcıya akordion fiyatını sormuş..satıcı "biz Hatıgoylara akordion satmıyoruz" demiş.. Bizim Hatıgoy şaşırmış ve oteline gidip üstünü başını değiştirerek yine gelmiş.. adam yine "biz Hatıgoylara akordion satmıyoruz" demiş.. Bizimki iyicene huylanmış ve takma sakalbıyık takarak bütün görünüşünü değiştirmiş. Dükkana gelip akordionu yine sormuş.. Adam Yine "bizHatıgoylara akordion satmıyoruz" demiş.. Bizim ki olaya hiç bi anlam verememiş ve "iyide Hatıgoy olduğumu nerden biliyosun!??"demiş. Satıcı cevap vermiş: "Bir saattir kalorifer peteğini akordion diye soruyosunuz da ondan" :))
Sanmıştım ki !
Abazanın biri ceza alır ve tarlada çalışmaya başlar .ruslar başına da bir asker dikerler kontrol etsin diye. asker abazanın çalışmadığını görür ve hemen yanına gider : -düş önüme! Abaza: -ne oldu bana ne yapacaksınız? Asker gülümseyerek; -idam edileceksin asmaya götürüyoruz! Abaza rahatlar: -oh be bende çalışmaya götürüyosunuz sanmıştım!
Vuramadınız mı ?
Yaşlı bir Çerkes Thamatesi seyahate çıkmış. büyük bir şehrin civarına yaklaşınca soluklanmak için bir ağacın altına oturmuş..Şehirdende habire top sesleri geliyormuş. Ne olduğuna anlam veremeden düşünürken çobanın biri koyunlarıyla ihtiyarın yanına yaklaşmış.. Çobanı gören çerkes ihtiyar hemen sormuş; "Evladım şehirde niye bu kadar çok top atılıyor" Çoban ; " dede dede Stalin geliyor o yüzden atıyorlar bu topları" cevabı duyan ihtiyar şöyle bir sakalını sıvazlayarak düşünmüş ve; "E sabahtan beri vuramadılar mı?" demiş ...
Wunafe
Kabardey köyünün birinde güzel bir kiz yasiyormus. Bu kizin sehirden bir kaseni varmis. Bir gün kaseni kizi evine kadar getirmis. Bunu gören köyün delikanlilari cok kizmislar ve köyün cikisinda cocugun yolunu kesmisler. Seni dovecez arkadas demisler. Delikanli ben yalinizim ama siz bes kisisiniz, bu adaletsizlik olmuyor mu demis. Kabardeyler bir an duraklamislar ve haklisin demisler. Bize bir dakika müsade et deyip ve on metre ötede wunafe yapmislar. Sonra cocugun yanina gelmisler ve tamam demisler Hasanla Murat senin tarafindan olacak...



0 yorum yazılmıştır